Teknik Yapı Holding, İstanbul'un Anadolu yakasındaki AtaÅŸehir'de baÅŸlattığı 702 konutluk Deluxia Projesi ile saray lüksünü ev ortamına taşıyor.
Teknik Yapı Holding, Deluxia Projesi'nin tanıtım toplantısını Hyatt Otel'de gerçekleÅŸtirdi.Toplantıda konuÅŸanTeknik Yapı Holding BaÅŸkanı Nazmi Durbakayım,Deluxia'ya mimari ve ihtiÅŸamı açısından baktıklarını belirterek, konutlarda lüksün ön planda olduÄŸunu söyledi. Bu projeye baÅŸlarken inandıklarını ifade eden Durbakayım, "AtaÅŸehir Deluxia Projesi mimari açıdan ve ihtiÅŸamı açısından bakıyoruz. Las Vegas'tan örnek alınarak böyle bir proje yapıldı. Deluxia Batı AtaÅŸehir'in son arsası. AtaÅŸehir'de ilk inÅŸaatını biz yapmıştık. Son inÅŸaatını da biz yapacağız. Deluxia, 702 konutluk saray ihtiÅŸamında su oyunlarının ağırlıklı oldu bir prestij binası. Buradaki amaç lüks ve kalitenin ÅŸimdiki rakamların altında bir fiyatla müÅŸteriye sunmak. Bu binaların metrekaresi ortalama 3 bin 430 lira gibi bir rakamdan baÅŸlayacak. Nasıl ki atalarımızdan 200-300 yıllık binalar bize eser kaldıysa, biz de geleceÄŸe kalıcı eserler bırakmak için böyle projeler yapıyoruz. Günlük projeler yapmak yerine, kalıcı eserleri tercih ediyoruz. Çok ciddi bir ÅŸekilde 'home-ofis' olarak kullanabilecek konutlar bunlar. BaÅŸladığımızda yüzde 20 iÅŸyeri yüzde 80 konut gibi düÅŸünüyorduk ama gelen talepler üzerine tam tersi, yüzde 80 iÅŸyeri yüzde 20'si konut olarak düÅŸünüyoruz. Oturmanın yanı sıra kira geliri getirecek bir bina konsepti olacak. Biz inanmadığımız ÅŸeyleri yapmayız. MüÅŸterilerimiz teminatımız. BüyüklüÄŸü 275 milyon TL olan bir proje' dedi.
Konut ve inÅŸaat sektöründe bu yıl ilk üçten çıkmamayı hedeflediklerini belirten Durbakayım, "MüÅŸterilerimiz bizim için çok önemli. MüÅŸteri memnuniyeti anketlerle olmuyor. Bunun ölçüsü yaptığınız projelerin gördüÄŸü taleptir. DoÄŸru ölçü krizlerin olduÄŸu dönemlerdir. Bu dönemlerdeki talepler müÅŸterinin sizin arkanızdan gelip gelmediÄŸinin cevabını verir. Kriz etkileri Türkiye'de de görüldü. Krizli dönemlerinde Teknik Yapı'nın iÅŸleri biraz daha yoÄŸunlaşıyor. Çünkü insanlar krizdeyken risk almak istemiyor ve güvenilir olduÄŸumuzdan bizi seçiyor. Elbette ülke ekonomisinin iyi olması ve bunun hepimize yansıması bizi daha çok sevindirecektir" diye konuÅŸtu.
İstanbul’daki yeni bölgelerin ulaşım kolaylığına göre ön plana çıktığını açıklayan Nazmi Durbakayım “GeçtiÄŸimiz 2 yılda kartal’da dört projenin temelini attık. GeçtiÄŸimiz ay birini bitirip sahiplerine teslim etti. Bu süre zarfında bölgedeki fiyatlar ikiye katlandı. İlk geldiÄŸimizde bir birim olan arsa metrekare fiyatları, ÅŸimdi iki birime çıktı. Bu durumun oltadan kalkması için arsa ticaretinin minimum seviyede olması gerekir. Müteahhitler arsa üzerinden ticaret yapmamalı. Müteahhidin iÅŸi konut yapmak ve satmak, oradan para kazanmak” bilgisini verdi.
Sektör deÄŸerlendirmesinde de bulunan BaÅŸkan Durbakayım, 2010’un ilk yarısının 2009’da panik yapan ve yatırımdan kaçınanlar için kendi içlerinde bir hesaplaÅŸma ve hazırlık dönemi olacağını söyledi. 2009’u bankacılık sektörü ile konut alıcıları açısından seçici bir yıl olduÄŸunu ifade eden Durbakayım, 2010 yılının ise inÅŸaat firmalarının test dönemi olacağını vurguladı. Yılın ilk yarısı için deÄŸerlendirmede bulunan Nazmi Durbakayım “İlk yarıda belirleyici olacak bir unsur ise IMF anlaÅŸmadır. IMF ile yapılacak iyi bir anlaÅŸma ekonomiye canlılık getirecektir. Bütçe açığını IMF kaynakları ile kapatan hükümet, piyasaları sıkboÄŸaz etmeden 2011 seçimlerine hazırlık yapacaktır. Ancak buna baÄŸlı olarak uzun süredir baskı altında olan fiyatlar, ekonomideki canlılığa baÄŸlı olarak artışa geçecektir. Bu artış oranı yüzde 15–20 seviyesinde olacağını bekliyorum. Buna baÄŸlı olarak yılın ikinci yarısındaki en önemli kriter olan genel seçim beyanatları etkili olacaktır. İçinde bulunduÄŸumuz yılı bu iki kriterin gölgesinde tamamlarız diye düÅŸünüyorum. Özellikle seçim konusundaki geliÅŸmeler 2010’un sonu için belirleyici olacak. EÄŸer yılın sonuna doÄŸru seçim ortamına girilirse ve seçim tarihi açıklandığı taktirde; açıklanan tarihin öncesinde ve sonrasındaki 3–4 ay bir durgunluk yaÅŸanması doÄŸal karşılanmalıdır” açıklamasında bulundu.